17 Şubat 2010 Çarşamba

"Take something for granted"

Amerika'da öğrendiğim bir laftır bu "take something for granted".  Anlamı sesli sözlük'e göre: "Bir şeyi sorgulamadan kabul etmek, özümsemek.  Birşeye veya kimseye alışık olduğumuz için olaylara karşı duyarsızlaşmak, duyumsamazlaşmak".

Geçen gece yatmadan önce banyo yapıyordum.  Bir anda elektrikler kesildi.  Bizim sular kombi ile ısındığından su bir anda buz gibi oluverdi.  Karanlıkta sabunlu bir şekilde kalıverdim.  Elektrik su gibi temel ihtiyaçlar aslında ne kadar önemli.  Bu ihtiyaçları giderilmemiş milyonlarca insan vardır eminim.  Ne fena, bu gibi nimetler elimizdeyken neden kıymetini bilmiyoruz? Resmen duyarsızlaşıyoruz, otomatiğe alıp elimizde olan nimetlerin farkında olmadan bilinçsizce yaşıyoruz. 

Sağlık da bu duyarsız kaldığımız konulardan biri.  Bir sabah uyandığınızda o gün sağlığınızın yerinde olduğunu içinize sindiriyor musunuz? Yoksa gözler yarı kapalı, omuzlar düşük yataktan banyo'ya kendinizi zar zor atıp işe mi hazırlanıyorsunuz? Aslında kalkıp, yatağın kenarına oturup sadece 1 dakika harcayıp, birkaç kez derin nefes alıp, akıldan iyi şeyler geçirip, omuzlar ve baş dimdik ve gergin olarak yataktan ok gibi fırlayıp güne öyle başlamak lazım.  Kendi vücudunuza pozitif evrensel enerji yükleyip öyle dalın günlük işlere.  O günün size ve sevdikerinize ne getirip götüreceğini bilmeseniz de düzen böyle...elinizde o anda olanların bilincine, sevincine varın.  Elinizde gittiğinde çok üzülebileceğiniz 1001 nimet var sizde ve çevrenizde...emin olun. 

Do not take life, health and other things for granted!

Hiç yorum yok: