17 Kasım 2009 Salı

2000'li Yıllarda Annelik

...duydum, okudum ki bu çağda yaşayan insanlara 'mutant' denebiliyor. Mutant nedir? Bir nevi kalıtsal değişikliğe uğramış yaratıklarız. Doğallıktan uzaklaşıyoruz. Kendi inşaa ettiğimiz ve kurduğumuz doğal olmayan mekanlarda vakit geçiriyor, insanoğluna doğal olmayan biçok işi yapıyoruz; saatlerce bilgisayarlara bakıyoruz (oysa göz sürekli yakına bakmaktan yorulan bir uzuv, arada bir ufka da bakmak lazım), egzos dumanı ve şehrin tüm zehirli gaz ve pisliğini içimize çekiyoruz (oysa oksijendir vücudun hücrelerini besleyen gaz), hormonlu ürünlerle besleniyoruz (sonra kanser ve benzeri birçok hastalıkla mücadele ediyoruz).

Aile kurmak, ailenin içindeki iş paylaşımı, annelik gibi konular da eskisine göre daha farklı sanki. Eskisine göre dediğim annelerimizin devrine göre. Annelerimiz bize bakarken daha bir yokluk içindelermiş. Sular akmaz, elektrikler kesik, çocuk bezi piyasada yok...bu gibi koşullarda iki veya üç çocuk yapıp - hem de 1-2 sene arayla - kendileri bakmış çocuklarına. Oysa bizim devirde şehir anneleri "annelik çok zor" diyor. Çok zor ama bir yandan bebek ürünleri bu kadar yaygın ve herşeyin pratik bir çözümü varken, bi taraftan zaten tam zamanlı çalışıp, günümüzü kendi meşgalelerimizle geçirip, çocuklarımızı bakıcılara emanet ederken...2000'li yıllarda annelik hakikaten zor mu? Yoksa bize mi zor geliyor?


Benimki biraz günah çıkarmak gibi olacak sanırım şimdi. Artık bir ailenin temel direği anneler de babalar da tam zamanlı çalışıyor. Şehir denen bu medeniyet(sizlik)te yaşamanın kuralı bu. Çalışalım ki daha çok para kazanalım, kazanalım ki çocuklarımıza daha iyi bakalım ve eğitim verelim. Tam zamanlı çalışan bir anne kendi çocuğuna bakmaya vakti olmadığı için para ile başka bir kadını çocuğuna bakmakla görevlendiriyor. Anne para kazanıp çocuğuna oyuncaklar alıp aslında bir nevi çocuğu uyutuyor ve yaratıcılığını öldürüyor. Eski oyuncaklar basit olduğu için çocuklar daha fazla hayal gücü kullanırdı sanki. Bebek mamaları da gırla...Eh süt olmazsa bebek mama ile büyüyor. Annenin vakti olunca da çocuğu şımartmakla geçiriyor.

İşte bu düzen beni rahatsız ediyor. Annelik de mi mutasyon geçiriyor? Bu gelişmişlik mi körelmişlik mi? ...ve bu şelalede ben de akıp gidiyorum. Bir taraftan bilincim bu işte bir yanlışlık olduğunu söylese de gidişatım değişmiyor. Gidişatı değiştirmeye karar verdiğimde umarım çok geç kalmış olmam.

1 yorum:

jahna dedi ki...

eski iyiydi, yeni kötü dememek lazım kuzen.. eski eskidi, şimdi yeni zamanı, yeni iyi değil, yeni sadece farklı..
ne kişileri, ne olayları ne de zamanları kıyaslamamalı (sanırım)
operim :)