Yüzme havuzunun kulvarları gibi hayatın da birçok kulvarı var. Bu kulvarlardan biri de "iş". Zaman olarak hayatımızın oldukça büyük bir kısmını alıyor iş. Bu nedenle iş önemli. Özellikle işteki kişiler daha bir önemli. İşi planlayıp yapmak kolay, veya ne kadar teknik olursa olsun üstesinden gelmek sorun değil. Organizayonlarda işi güzel ve keyifli yapmak için iş arkadaşları ayrıca önem taşıyor.
Bugün farkediyorum ki oniki senelik iş hayatımda hiçbir zaman işime veya şirketime karşı sadakat hissetmemişim. Hep o işyerindeki kişilere karşı "loyal" hissetmişim. Bana mesleğim açısından çok şey öğretmeselerde diğer mevzularda örnek aldığım kişilerin sayısı azdır ama özdür. İşte bu hafta "zen" diye tabir ettiğim bir iş arkadaşım ufak bir ara veriyor bizim şirketteki iş hayatına. Benim de hafif bir parçam gidiyor sanki şirketten. Gidiyor olması günlük yaşantımdan hiçbir şeyi değiştirmeyecek ama gidiyor işte. Şirkete girmemede rolü büyük olan bu kişi gidince sanki şirkete olan bir bağım kopacak.
...amaan koparsa kopsun. Kişilerdir, kişiler...Benim bağım kişilere. İşlere veya şirketlere değil. İş nasıl olsa yapılır, şirket nasıl olsa bulunur. İşi kim ile yapıyorsun, kime yapıyorsun ve kimi etkiliyorsun, bunlar benim için ön planda. Giden arkadaşıma sevgilerimle...umarım hayatta kendi yolunu bulur, ışığı ve sevgisi bol olur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder